Konu Bilgileri
Konu: GÜVERCİNLERDE KALITIM VE ISLAH Yazar: Burhan ÖZDEMİR
Okunma: 1486 Yorum: 0
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Burhan ÖZDEMİR 04-15-2012, Saat: 03:10 PM   
#1
Kalıtım bilimi (genetik) basitce, ana ve babanın
özelliklerinin yavrulara nasıl aktarıldığını araştıran bilim
dalıdır diye tanımlanır. Bu konunun iyi bilinmesi yanıt
aradığımız bazı soruların acıklanmasını sağlayacaktır.
Kalıtım konusunda bilinenler henüz sınırlıdır. Yinede,
özellikle son yüzyılda bu konuda dev adımlar atılmıştır.
Canlılarla uğraşan bütün
dallarda olduğu güvercin
yetiştiriciliği için de kalıtım ve
ıslahı çok önemli bir konudur.
Zira istenen özellikte kuşlar elde
etmek için kalıtım kurallarını
bilmek gerekir. Genellikle
kuşcularımız arasında özelliklerin ana ve babadan
yavrulara rastgele aktarıldığı fikri yaygındır. Bir
yavrunun yedi göbek uzaklıktaki dede veya ninesine
benzeyebileceği söylentisi bunun kanıtıdır. Halbuki her
bir özelliğin ana ve babadan yavruya geçme yolu
farklılık gösterir. Öyleki, biz bu konuları iyi kavrarsak bazı özellikler için yavruların göstereceği karakterleri
tahmin edebiliriz. Konuların daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle tüm canlılar için geçerli olan kalıtım
kurallarına kısaca göz atılmasında ve bazı terimlerin acıklanmasında yarar vardır.
Bütün canlıların vücutları bilindiği gibi ancak mikroskopla görülebilen hücrelerden meydana gelmiştir. Bu
hücrelerin her birinde, çekirdek adı verilen yapıların içerisinde o canlının planı bulunur. Her bir özelliği
belirleyen ve kromozom adı verilen iplikcikler üzerinde bulunan bölümlere gen denir. Yani genler bir araya
gelip kromozomları oluşturur. Kromozomlar hücre çekirdeğinde çiftler halinde bulunurlar. Bunların biri
babadan, diğeri ise anadan gelir. Genlerin kromozom üzerinde bulunduğu yere lokus adı verilir. Her canlı
türünün kromozom sayısı farklıdır. Örneğin insanlarda 23 çift, sığırda 30 çift, köpekte 39 çift, arıda 16 çift ve
güvercinde 21 çift kromozom bulunur.
DOMİNANT (BASKIN), RESSESİV (ÇEKİNİK)
Avusturyalı bir papaz olan Mendel, geçen yüzyılda bezelyeler üzerinde bazı çalışmalar yapmıştır. Araştırdığı
konuların değeri ölümünden sonra anlaşılmış ve klasik genetiğin babası olarak
anılmaya başlanmştır.
Mendel, düz ve buruşuk tohum yapılarına sahip iki bezelye varyetesini melezleyerek
bunlardan meydana gelen yeni bitkilerin tohumlarının düz olduğunu görmüştür. Halbuki
bundan önce bu tür çaprazlamalardan her iki özelliğin karışımı özellikler taşıyan
canlılar elde edileceğine inanılıyordu.
Burada görüldüğü gibi aynı özelliğin farklı olarak ortaya çıkmasını sağlayan genlere
birbirinin alleli (eşgeni) denir. Mendel'in yaptığı deneyde görüldüğü gibi düz tohumluluk geni buruşuk
tohumluluk geninin etkisini göstermesini engellemiştir. Bunun gibi herhangi bir özelliği etkileyen genin, o
özelliği farklı yönde etkileyen allelinin etkisini göstermesini engelliyorsa, bu gen alleli üzerine dominanttır
(baskındır). Diğer gen ise (bezelyelerde buruşuk tohumluluğa yolaçan gen) resesivdir (çekinik). Buna
güvercinlerden örnek vermek gerekirse tepesizlik özelliği tepeliliğe göre dominanttır. Yani bir güvercin
anasından tepesizlik genini, babasından ise tepelilik genini alırsa kendisi tepesiz olur.
Bir genin birden fazla alleli olabilir. Aynı gen bu allellerinden bazılarına göre dominantken diğerlerine göre
resesiv özellik gösterebilir.
Genler genelde harflerle sembolize edilirler. Ancak bütün özelliklerin yabani formlarda görülen biçimini
determine eden genler (+) ile gösterilirler.
İNTERMEDİYER KALITIM
Mendel'den sonra bazı araştırmacılar bazı özelliklerin bu kurallara uymadığını belirlediler. Bu araştırmacılar
yaptıkları çalışmalarda, ana ve babada farklı olan bir özelliğin yavrularda her ikisinin de çıkmadığını
saptamışlardır. Bu şekilde yavrular bir özellik bakımından ebeveynlerin her ikisine de benzemiyor, ana ve
babanın özelliklerinin karışımı bir durum gösteriyorlarsa buna intermediyer kalıtım adı verilir. Bu kalıtım şeklinde
bir özelliği farklı yönde etkileyen allel genlerin etkisi eşittir.
Bu tür bir kalıtıma İspanyol kökenli Andaluz ırkı tavuğun renk kalıtımında görmek mümkündür. Bu tavuklarda beyaz ve siyah tüy rengine sahip ebeveynlerden mavi tüy rengine sahip yavrular elde edilir. Yine
güvercinlerden örnek verilmek istenirse, paçalı ve paçasız ana babadan tozluk yada yarım paça olarak
adlandırılan ve parmakları tüysüz, ayağın diğer yerleri tüylü yavrular elde edilir. Aynı şekilde kafa ve kuyruğu
renkli (siyah, mavi veya kırmızı olabilir) diğer yanları beyaz olan kelebek ırkı güvercinlerde de renk kalıtımı
intermediyerdir. Zira ebeveynlerden biri siyah diğeri beyaz olan kuşların yavruları kafa-kuyruk tabir edilen
renkte olurlar. Kafası ve kuyruğu renkli kuşlar birbirileriyle çiftleştirilirlerse yavrular 1/4 ihtimalle siyah, 1/4
ihtimalle beyaz ve 2/4 ihtimalle kafa-kuyruk renkli yavrular elde edilir.
HOMOZİGOT ve HETEROZİGOT
Mendel'in düz ve buruşuk tohumlu bezelyeleri çaprazlayarak yalnızca düz tohumlu bezelyeler elde ettiğini
daha önce anlatılmıştı. Daha sonra bu yavru dölleri birbirleriyle çaprazladı. Bunlardan elde ettiği
bezelyelerden ise 4'te birinin buruşuk tohumlu olduğunu gördü. Buradan ilk ebeveynlerde (düz ve buruşuk
tohumlu bezelyeler) görülen özelliklerin ikinci generasyonda ortaya çıkabileceğini
ortaya koydu.
Yukarıda anlatıldığı gibi bir canlıda herhangi bir özelliği belirleyen genin alleli ile birlikte
bulunması, o canlının ele alınan özellik bakımından heterozigot olduğunu gösterir.
Bunun tersine yine bir özelliği belirleyen bir çift genin o özelliği aynı yönde etkileyen
genler olması durumu ise homozigot olarak tanımlanır. Yani eğer bir özellik için ana ve
babadan aynı yönde etkili genler gelirse, o yavru o özellik bakımından homozigottur
denir. Aksi takdirde, yani anadan ve babadan bir özelliği farklı yönlerde etkileyen genler gelirse, o yavru o
özellik bakımından heterozigottur.
Güvercinlerde tepesizlik tepeliliğe dominanttır (baskın). Buna göre tepeli bir kuş ile tepesiz bir kuştan olma
yavrular tepesiz olurlar ancak tepelilik özelliğini de taşırlar. Yani bu yavrular tepe özelliği bakımından
heterozigotturlar. Bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu yavrular 1/4 ihtimalle tepeli olur. Bu
anlatılanlara dayanılarak herhangi bir özellik bakımından homozigot olan ebeveynlerden, o özellik bakımından
farklı yavrular alınamaz. Yani tepesizlik özelliği bakımından homozigot olan kuşlardan tepeli yavru alınamaz.



Tepeli bir güvercin (cr cr ile gösterilir) ile tepesiz (+ + ile gösterilir) bir güvercinin çiftleştirilmesi sonucu tüm
yavrular tepesiz olurlar ancak tepelilik genini taşırlar (cr +).



Sarı bir erkek ile kırmızı bir dişiden alınabilecek yavruların dağılımı (renk açma geni d ile, alleli ise + ile
gösterilmektedir).
TEMEL RENKLER
Bir güvercinin rengi sahip olduğu şu genlere göre belirlenir:
a) Temel renk geninin ne olduğu,
b) Taşıdığı işaret geni,
c) Bunların dışında renge etkili olan genler.
Temel renklerden, diğerleri üzerinde baskın olanı posta güvercini kırmızısı olarak da isimlendirilir. İşaret
bulunan kuşlarda (çakmak yada şerit), bu işaretlerin kırmızı, diğer kısımların gri olmasına yolaçar. İleride
göreceğimiz renk yayma geni ile birlikte bulunması halinde güvercinin kuyruk ve el kanat teleklerinin rengi gri,
diğer yerleri koyu bir kırmızı olur. Kırmızı şeritli kuşlar birçok yörede "şekeri" adıyla anılırlar. Bundan sonra bu
renkten, diğer kırmızı ile karışmaması bakımından, baskın kırmızı (BA ile sembolize edilir) olarak
bahsedilecektir.
İkinci temel rengimiz ise siyahtır (+ ile sembolize edilir). Siyah, güvercinlerde en fazla karşılaşılan temel
renktir. Mavi, çakmaklı, miske, sabuni, küllü, siyah galaça, siyah baska vb. güvercinlerin hepsi siyah temel
rengini taşırlar.
Üçüncü ve diğerlerinin her ikisine göre çekinik olan temel renk ise kahverengidir (b ile sembolize edilir). Birçok
yerde bu renk çikolata olarak bilinir. Bu renge güvercinlerde nadiren rastlanır.
Temel renkler cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izlerler.
İŞARETLER
İşaret sözcüğü ile mavi, sabuni ve baskın kırmızı renkli kuşların kanat üzerinde bulunan ve kuşcular arasında
şerit, çubuk, kolon olarak isimlendirilen koyu renkli çizgiler ile çakmaklı ve miske
kuşlarda yine kanat üzerinde bulunan pul şeklindeki koyu renkli tüyler
anlaşılmaktadır. Bu iki işaret geninden pullar şerite baskındır. Her iki işarete göre
ressesiv olan allelleri ise işaretsizlik genidir.
Pulların yoğunluğu da farklı işaret olarak algılanır. Öyleki, bu pulların çok sık ve
renklerinin çok koyu olması durumunda kuş siyah olarak algılanabilir. Bunlar gerçek
siyah kuşlardan ancak kuyruğunun, özellikle yan teleklerinde maviliğin bulunması ile
ayırt edilirler.
Yukarıda belirtildiği gibi yoğun pul (yoğun çakmaklı, yoğun tekir; CT ile sembolize edilir) işareti diğerlerine
göre dominanttır. Bu işareti taşıyan kuşlar hemen hemen siyah olurlar, Kanat ve telek tüyleri biraz daha açık
renktedir. Bundan sonra normal pul (çakmaklı, tekir; C ile sembolize edilir) işareti, daha sonra şerit (+ ile
sembolize edilir) ve bunların hepsine göre ressesiv olan allel, işaretlerin bulunmaması durumudur (c ile
sembolize edilir).Bu lokusta bulunan işaret genleri dölden döle geçerken cinsiyete bağlı olmayan bir yol izlerler.

RENK YAYMA GENİ
Dominant olan renk yayma geni S harfiyle sembolize edilir. İşaret genlerinden farklı bir lokusta olmasına
rağmen bu genin varlığı işaretlerin etkisinin örtülmesini sağlar. Bir kuş renk yayma genini yalnızca anasından
veya babasından dahi almış olsa, yani bu gen yeri bakımından heterozigot halde bulunması durumunda bile
işaret ne olursa olsun (çakmak, şerit gibi) eğer temel renk siyahsa güvercin siyah olur; temel renk baskın
kırmızı ise kuş kuyruk ve el kanat telekleri hariç kırmızı olur. Bu şekilde, bir özelliğin allel olmayan genlerce
etkilenmesi yada allel olmayan genlerin birbirlerini etkilemesi genetikte epistasi olarak isimlendirilir.
Ebeveynlerin yalnızca birisinden renk yayma genini almış, yani bu gen bakımından heterozigot durumda olan
bir kuşun işaretleri belli belirsiz görülebilir. Birçok kuşun rengindeki matlık buradan kaynaklanmaktadır.
TEMEL RENK, İŞARET VE RENK YAYMA GENİ ÜZERİNE ÖRNEKLER
Soru: Çakmaklı (tekir) dişi bir güvercin hangi temel rengi, ne durumda taşır?
Yanıt: Temel renk cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izlediği için babasından aldığı bir tek siyah genini (Z+W)
taşır. Ancak bunun karşılığı olmadığı için, yani anasından Z kromozomunu almadığından dolayı bu gen
bakımından homozigottur.
Soru: Aynı kuşun işaret geni nedir?
Yanıt: Bu kuş ebeveynlerinden birinden pul işaretini © almıştır. Ancak diğer
ebeveyninden ne aldığı, kuşun dış görünüşünden (fenotip) anlaşılamaz. Diğer gen
şerit (+) veya işaretsizlik © olabilir. Ülkemizde yetiştirilen güvercin ırkları içerisinde
işaretsiz kuşlara pek rastlanmamaktadır.
Soru: Bu hayvan renk yayma geni bakımından ne durumdadır?
Yanıt: Çakmaklı olduğuna göre, yani renginde pul işareti belli olduğu için bu kuş renk yayma genini taşımaz
(+ +).
Soru: Siyah erkek bir güvercin hangi temel rengi, ne durumda taşır?
Yanıt: Siyah olduğu için mutlak surette ebeveynlerinin birisinden siyah temel renk genini almıştır. Diğerinden
ise siyah genini de almış olabilir, kahverengi genini de almış olabilir. Yani bu gen bakımından homozigot mu
yoksa heterozigot mu olduğu anlaşılamaz.
Soru: Kuşun işaret geni nedir?
Yanıt: Kuş düz siyah renkli olduğu için hangi işaret genini taşıdığını bilemeyiz. İşaret genleri bakımından
bütün olasılıklar geçerlidir.
Soru: Renk yayma geni bakımından bu güvercin ne durumdadır?
Yanıt: Kuşun renginin düz siyah olmasından, bu kuşta renk yayma geninin varlığını anlarız. Ancak renk yayma
geninin dominant bir gen olması nedeniyle homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi olduğu anlaşılmaz.
Buraya kadar anlatılanlara dayanılarak anaları ve babaları bilinmeyen mavi erkek bir güvercin ile baskın kırmızı
(kanat ve kuyruk telekleri gri) dişi bir güvercinin çiftleşmesinden meydana gelecek yavruların olası renklerini
tahmin etmeye çalışalım:
Mavi erkek, temel renk olarak en azından birinden siyah renk genini almıştır. Tabiki, her iki ebeveynden de
siyah renk genlerini almış olabilir. Bu erkek temel renk olarak yavrularına ya siyah rengini geçirecektir veya
eğer diğer gen kahverengiyse bu rengi aktaracaktır (siyah temel rengi kahverengi temel rengine göre baskın
olduğu için bu erkek kuş siyah temel rengi ile birlikte yalnızca kahverengi temel rengini taşıyabilir). Temel
renkler cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izlediği için baskın kırmızı dişi kuş yalnızca babasından aldığı baskın
kırmızı renk genini taşır. Zira anasından cinsiyet kromozomu almaz. Bir kuşun erkek olması için hem anasından
hemde babasından cinsiyet kromozomunu alması gerekir. O halde baskın kırmızı dişi kuş erkek yavrularına
baskın kırmızı renk genini geçirir. Bu renk geni diğer temel renklerin ortaya çıkışını engellediği için erkekler
baskın kırmızı olur. Dişi yavrular babalarından ya siyah temel renk genini yada diğer bilinmeyen temel renk
genini alacaklardır.
Mavi erkeğin işaret özelliğini belirleyen genlerden birisi şerittir. Diğeri ya şerit genidir yada işaretsizlik genidir.
Bu nedenle yavrularına ya şerit genini yada eğer diğeri işaretsizlik geni ise bunu geçirecektir. Dişi kuşun ise
düz baskın kırmızı olması nedeniyle işaretleri bilinmez. Bu nedenle yavrularına hangi işareti aktaracağı da
bilinimez. Bu nedenle yavruların işaret bakımından yarısının ne olacağı bilinemezken diğer yarısı şeritli
olacaktır.
Mavi erkek bir güvercin ile baskın kırmızı dişi bir güvercinin renk genlerinin sembollerle gösterimi.



EG: Erkek Güvercin DG: Dişi Güvercin EY: Erkek Yavru
DY: Dişi Yavru TRG: Temel Renk Geni
İG: İşaret Geni RYG: Renk Yayma Geni
B: Baskın Kırmızı Geni S: Renk Yayma Geni
+: Yabani Formu ?: Bilinmiyor anlamında
Erkek kuşta renk yayma geni bulunmaz. Zira eğer bir tane dahi bulunsaydı bu kuşun rengi siyah olmalıydı.
Dişi kuş ise düz baskın kırmızı renkte olduğu için en azından bir tane renk yayma geni taşımaktadır.
Yavrularına ise ya renk yayma genini geçirebilir yada, eğer diğer gen renk yayma geninin yabanisi ise bunu
geçirebilir

Bu anlatılanlara dayanılarak ve yukarıdaki tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi erkek yavruların,
baskın kırmızı şeritli (şekeri) veya düz baskın kırmızı, dişi yavruların ise mavi, kahverengi şeritli, düz
kahverengi veya siyah olabileceklerini tahmin edebiliriz

ÇEKİNİK (RESSESİV) KIRMIZI
Taklacı güvercin ırklarında diğerlerine nazaran daha sık rastlanan bu renk baskın kırmızıdan bütün vücudunun
kırmızı olması ile ayrılır. e harfi ile sembolize edilen bu gen homozigot halde bulunduğu zaman diğer renk ve
renkle ilgili hemen hemen tüm genleri örter. Yani temel rengi, işareti, renk yayma geni ne olursa olsun e e
genlerini taşıyan güvercin kırmızı olur. Aynı zamanda bu genleri taşıyan güvercinin gaga ve göz renkleri
beyaz olur.
Çekinik kırmızının kalıtımına tablo 5'de bir örnek verilmiştir.



Kırmızı bir güvercin (e e) ile kırmızılık geni taşımadığı kesin olarak bilinen herhangi farklı renkli bir güvercinin (+
+) yavrularının tamamı kırmızı dışında bir renkte olurlar.
Eğer bu yavrular aralarında çiftleştirilirlerse elde edilecek yavrular 1/4 ihtimalle kırmızı 3/4 ihtimalle diğer
renkten olurlar



Bu renkteki kuşların birçoğunda temel rengin siyah olduğu bilinmektedir. Ancak bu durum şart değildir. Yani
kırmızı renkli bir güvercinin hangi temel renk genini, hangi işareti vb. genleri taşıdığı bilinemez. Ancak kırmızı
renkli yavrular elde etmek için mutlaka ana ve babasında kırmızı renk geni bulunması gerekir. Yani tek bir
kırmızı renk geni diğer renklerin etkisini örtmez.
RENK (TONUNU) AÇMA GENİ
Bu gen ile birlikte çekinik kırmızı genlerini taşıyan kuşlar sarı olurlar. Aynı şekilde mavi kuşlar sabuni, çakmaklı
kuşlar miske, siyah kuşlar ise zeytini rengini alırlar.
Bu gen cinsiyete bağlı ressesiv bir kalıtım yolu izler. Bu geni taşıyan yavrular yumurtadan çıkar çıkmaz
tanınabilirler. Zira bunların hav tüyleri çok seyrektir.
Bu gen ile ilgili bir örnek verelim. Zeytini bir güvercinin rengini belirleyen genler şunlardır:
1. Temel renk siyah (erkekse + + veya +b, dişiyse +--)
2. İşaret geni için bütün kombinasyonları taşıyabilir(CTCT, CTC,CT+, CTc, CC, C+, Cc, ++, +c, cc).
3. Renk yayma genini homozigot veya heterozigot halde taşır (SS, S+).
4. Çekinik kırmızı geni ya hiç bulunmaz yada heterozigot halde bulunabilir (++, e+).
5. Renk açma geni homozigot durumda bulunur (erkekse dd, dişiyse d--).
BEYAZ
Güvercinlerde beyaz rengin ortaya çıkmasında birçok farklı gen kombinasyonu rol oynar. Bu nedenle beyaz
rengin kalıtımı hakkında bilinenler henüz pek yeterli değildir. Yine aynı sebepten beyaz bir güvercin ile farklı
renkte bir güvercinin çiftleştirilmesinden ne renk yavruların alınabileceğini tahmin etmek çok zordur. Bu
durum özellikle göz rengi de beyaz olan kuşlar için daha fazla geçerlidir.
Ancak bunlardan farklı olarak ressesiv bir kalıtım yolu izleyen ve siyah göz ile birlikte ortaya çıkan beyaz
rengin (zwh) diğer beyaz renklerle bir ilişkisi yoktur.
ALACALIK
Beyaz güvercinlerin yanında farklı renklerde alaca renkli güvercinlerede rastlanmaktadır. Bu güvercinlerin
üzerinde bulunan beyaz renk dışındaki renkler aynı daha önce anlatılan düz renkli
kuşlardaki gibi dölden döle geçer. Ancak beyazlık hemen hemen herzaman bulunur.
Renkli kafa, kanatlar ve kuyruk ve beyaz göğüs aynen siyah gözlü beyazlarda
olduğu gibi çekinik (ressesiv) bir kalıtım yolu izler.
Kelebek ırkı güvercinlerde görülen renkli kafa ve kuyruk (kara kuyruk, kara baş,
altınbaş), intermediyer bir kalıtım yolu izlemektedir. Zira bu kuşlarda siyah ve
beyaz renkli ana babadan, kafa, kuyruk renkli yavrular elde edilmektedir. Ancak
beyaz renkli kuşların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu yalnızca beyaz yavrular, siyahlardan ise yalnızca
siyah yavrular alınabilir. Fakat kafa ve kuyruğu renkli kuşların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu beyaz, siyah
ve kafa, kuyruğu renkli yavrular elde edilebilir.
Bunların dışında da farklı alaca renkli kuşlar bulunmaktadır. Bunların kalıtımı konusunun oldukca karmaşık bir
yol izlediği tahmin edilmektedir.
DİĞER ÖZELLİKLERİN KALITIMI
GAGA
Her ne kadar gaga uzunluğunun kalıtım yolu tam anlamıyla açıklanmamış olsa da bazı çalışmalar ve gözlemler
gaga uzunluğunun birden fazla gene bağlı olduğunu göstermektedir. Bunun gibi tek başına etkileri küçük
ancak bir araya geldiklerinde belli bir özelliği determine eden genlere eklemeli genler, bu kalıtım biçimine ise
çok genli kalıtım adı verilir.
Buna göre kısa gagalı bir güvercin ile uzun gagalı bir güvercinin yavrularının gagaları orta uzunlukta olur. Bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu ise farklı uzunlukta gagaya sahip yavrular elde edilir.
Gaga uzunluğunu 6 çift genin etkilediğini varsayalım. Kısa gagalı kuşu aabbcc ile sembolize edelim ve bunun
gaga uzunluğunu 5 mm olduğunu düşünelim. Uzun gagalı kuşları ise AABBCC ile sembolize edelim ve
uzunluğunun 17 mm olduğunu varsayalım. Bunların çiftleştirilmelerinden AaBbCc genetik yapısında yavrular
elde edilir ve gaga uzunlukları 11 mm olur. Buradan her baskın genin (A, B, C) gaga uzunluğuna 2 mm etkide
bulunduğunu görebiliriz. Bu yavruların çiftleştirilmelerinden ise alınacak yavruların gagalarının uzunlukları
aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi 1/64'ü 17 mm, 6/64'ü 15 mm, 15/64'ü 13 mm, 20/64'ü 11, 14/64'ü
9 mm, 7/64'ü 7 mm ve 1/64'ü de 5 mm olur.
TÜY ŞEKİLLERİ
Kuyruk şekli ve kuyruk telek sayısının da gaga uzunluğunda olduğu gibi kalıtımı tam olarak açıklığa
kavuşturulamamıştır. Tavus ırkı güvercinlerle normal kuyruklu güvercinlerin çiftleştirildiği bazı araştırmalarda
elde edilen melez (F1) yavruların kuyruk telek sayılarının ebeveynlerin telek sayılarının ortalaması olduğu,
yani intermediyer bir kalıtım yolu izlediği bildirilmektedir.
Üç farklı yerde bulunan 6 genin etkili olduğu bir özellikte, bu üç lokusta da heterozigot genotipte bulunan iki
bireyin çiftleşmesinden meydana gelecek genotipler (aynı sayı ile belirtilen genotiplerin etkisi eşittir).



Paçanın intermediyer bir kalıtım yolu izlediğini biliyoruz. Ancak paça şekil ve büyüklüklerinin farklı bir kalıtım
yolu izlemektedir. Paça büyüklüğü üzerinde iki genin etkili olduğu ve bunların tek başına bir kuşta bulunması
normal bir paçaya, her ikisinin de bulunması halinde ise büyük paça meydana gelmektedir.
Tepe özelliği çekinik bir kalıtım yolu izlemektedir.
DİĞER BAZI ÖZELLİKLER
Güvercinlerde takla atmanın genetik mekanizması üzerine yapılan araştırmalar bunun cinsiyete bağlı olmayan
ve çekinik (ressesiv) bir gen tarafından meydana getirildiği tezini desteklemektedir. Ancak taklacı güvercin
ırklarında (Mardin, Tekirdağ Yerli Taklacısı, İzmir Taklacısı vb.) görülen takla çeşitliliğine, takla atmayı
determine eden genin yanında farklı lokuslarda yer alan başka genlerin de etkili olduğu görülmektedir.
Kanatların kuyruk üzerinde toplanması ve kuyruküstünün (kuyruğun üzerinde yer alan yağ bezesi) bulunması
özellikleri cinsiyete bağlı olmayan baskın bir kalıtım yolu izlerler. Bunların tersi, yani kanatların düşürülmesi ve
kuyruküstünün bulunmaması çekinik bir kalıtım yolu izlemektedir.
KANTİTATİF ÖZELLİKLER
Kantitatif özellik dendiğinde ölçülebilen, görünümü yani fenotipi yalnızca genlere bağlı olmayan, ortaya çıkışı
çevre koşulları tarafından etkilenen özellikler anlaşılmaktadır. Bu özelliklere güvercinlerden örnek vermek
gerekirse, boyları, ağırlıkları, takla yoğunlukları, uçuculuk özellikleri, yavrularının yeme düşme süresi gibi
birçok özellik sayılabilir.
Kantitatif özellikler genellikle birden fazla gen tarafından determine edilirler. Bu nedenle yavrulara geçme
mekanizmaları da oldukca karmaşıktır. Bu özellikleri determine eden genlerin durumunu doğrudan bilmeye şu
an olanak olmadığı için, bu konudaki çalışmalar bilimsel tahmin yöntemlerine dayanır. Bu tahmin yöntemleri
uygulandığında istenen bazı kantitatif özelliklerin istediğimiz yönde iyileştirilmesi mümkündür.
GENETİK ISLAHIN TEMEL YÖNTEMLERİ
Arzulanan kalitatif veya kantitatif özelliklerin kuşlarda bir araya getirilmesi, yanı genetik ıslaha ilişkin
günümüzde hayvancılıkta kullanılan bazı yöntemler bundan sonraki konularda verilecektir. Güvercinin doğal
olarak diğer hayvanlardan farklı olan biyolojisinin (beslenmesi, kuluçka süresi, eşleşmesi gibi özellikler
biyolojisini oluşturur) gereği bazı yöntemler önerilecektir. Ancak verilen yöntemler anahtar niteliğindedir. Her
yetiştirici bu anahtarları kendi koşullarına göre istediği şekilde kullanabilir. Bunları iyi kavrayıp, kendi
koşullarına uydurup, en iyi şekilde uygulayan yetiştirici bunun yararını çok kısa bir süre içerisinde görecektir.
SELEKSİYON
Kelime anlamı seçmek demek olan seleksiyon, hayvancılıkta gelecek generasyonun ana ve babalarının
(ebeveylerini) belirlenmesi demektir. Genetik ıslahta başarılı olabilmek için rastgele
hayvanların seçilmemesi gerekir. Bu bağlamda bütün hayvanlardan yavru almak da
uygun değildir. Başarı için ikinci kural ise hedefin iyi belirlenmesidir. Bir diğer kural da
ıslah edilecek materyalin (kanarya, muhabbet kuşu, güvercin vb.) iyi tanımasıdır.
Özellikle materyalin ırkını veya iyileştirmek istediğimiz özelliğini iyi bilmemiz gerekir.
Ayrıca o özelliğin kalıtım yolunun da belirlenmesi gerekir.
Genetik ıslahda seleksiyon başlıca şu şekillerde uygulanır.
1. Hayvanların kendi özelliklerine göre,
2. Hayvanların ana ve babalarının özelliklerine göre (soykütüğüne göre),
3. Hayvanların yavrularının özelliklerine göre,
4. Aile (familya) özelliklerine göre.
Kuşculukta güvercinler genellikle kendi özelliklerine göre değerlendirilirler. Halbuki yukarıda sayılan
uygulamaların da dikkate alınması başarıyı arttırır. Hatta mümkünse belirtilen bu dört uygulamadan da yararlanmak gerekir.
Bu uygulamalar içerisinde anılan aile özelliklerine göre seleksiyon akraba kuşların özelliklerinin ortalamalarına
göre seleksiyon yapılmasıdır. Buna göre ele alınan özellikler bakımından ortalaması en iyi olan birbirine akraba
kuşların tümü, iyi veya kötü olmalarına bakılmaksızın damızlığa ayrılırlar. Eğer bu şekilde yapılan seleksiyon
sonucu elinizde fazla sayıda kuş bulunursa, o takdirde aileler içerisindeki en iyi kuşları damızlıkta kullanınınz.
Öncelikle bir çift genin etkili olduğu özelliklerin kuşlarımızda sabitleşmesi için hangi yolları kullanabileceğimizi
görelim.
CİNSİYETE BAĞLI OLMAYAN BASKIN (DOMİNANT) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Olumlu ve yetiştiriciler açısından önemli birçok özellik cinsiyete bağlı olmayan baskın bir kalıtım yolu
izlemektedir. Böyle özelliklerin fenotipten (dış görünüş) homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi
olduğunu tahmin etmek mümkün olmadığı için, bu tür özelliklerin herhangi bir hayvan sürüsünde veya
grubunda fikse edilmesi (sabitlenmesi) oldukca güçtür. Baskın özelliklerin genotipte heterozigot halde mi
yoksa homozigot halde mi olduğunun belirlenebilmesi ancak test çiftleştirmesi sonucu mümkündür.
Test çiftleştirmesi, cinsiyete bağlı olmayan baskın gene sahip bir güvercin ile aynı
özelliğe farklı bir yönde etki eden çekinik (ressesiv) bir gene sahip güvercinin
çiftleştirilmesidir. Eğer bu çiftleştirmeden elde edilen yavrulardan birinde dahi çekinik
özellik görülürse, baskın gene sahip ebeveynin bu gen bakımından heterozigot
durumda olduğu anlaşılır. Tersi durumda, yani yavrulardan hiçbiri çekinik özelliği
göstermezse baskın gene sahip kuşun bu gen bakımından homozigot halde olduğunu
anlarız. Cinsiyete bağlı olmayan baskın özelliğe sahip güvercinleri damızlığa ayırırsak,
kümesimizde üzerinde çalıştığımız geni sabitlemiş oluruz.
Ancak yukarıda anlatılan yol oldukca zaman alıcıdır ve ayrıca kesin değildir. Zira bir kuştan heterozigot halde
olduğu halde test çiftleştirmesi sonucu tesadüfen yalnızca baskın özelliğe sahip yavruların alınması
mümkündür. Bu nedenle baskın özelliğin sabitleştiğine inandığınız bir sırada kümesinizde çekinik özelliğe sahip
bir yavrunun görülmesi olasılığı herzaman vardır. Test çiftleştirmesinde elde edilen yavru sayısı arttıkca
başarı da artar.
Her ne kadar kesin bir sonuç vermese de, bu tür bir yöntemle çekinik genin kuşlarınızın yavrularında ortaya
çıkma olasılığını azaltabilirsiniz. Biz buna bilimsel olarak bir genin frekansının düşürülmesi diyoruz.
Aynı kalıtım mekanizmasına sahip bir özelliğin yetiştirdiğiniz güvercin ırkında bulunmaması durumunda ise
başka bir ırktan bu özelliğin alınması oldukca kolaydır. Bu durumda yapacağınız tek şey kendi yetiştirdiğiniz
ırktan, o ırkın özelliklerini en iyi temsil eden kuşlarla, farklı ırktan ancak istediğiniz ve cinsiyete bağlı olmayan
baskın bir kalıtım yolu izleyen özelliği taşıyan kuşları çiftleştirmektir. Bunlardan alacağınız yavruların (eğer
farklı ırktan olan kuş bu özellik bakımından homozigot durumda ise) hepsi istediğimiz özelliği taşırlar. Alınan bu
yavrular (F1) tekrar yetiştirdiğiniz ırk kuşlarla çiftleştirilirler. Bunlardan ise 1/2 oranında ırkınıza katmak
istediğiniz geni taşıyan yavrular elde edilir. Bu yavrular melezlerin, yani F1'lerin geriye çiftleştirilmesi sonucu
elde edildikleri için G1 ile sembolize edilirler. G1'lerin tekrar yetiştirdiğiniz ırk kuşlara verilmesinden ise G2 ile
sembolize
Cinsiyete bağlı olmayan baskın bir kalıtım yolu izleyen tepesizlik lehine seleksiyon (bu özellik birçok ırkta
zaten sabit durumdadır, ancak örnek olarak alınması konunun anlaşılmasını kolaylaştırmak içindir).
edilen yavrular elde edilir. Böylece 5-6 kuşak (G5 veya G6) devam edilirse, tamamen yetiştirdiğiniz ırkın
özellikleriyle beraber, ayrıca başka ırklarda bulunupta kendi yetiştirdiğiniz ırkta olmasını arzuladığınız özelliği
de taşıyan kuşlar elde edebilirsiniz. Bu yöntem uygulanırken elde edilen G1, G2, G4, G5, G6 kuşağındaki
kuşlardan, yetiştirdiğiniz ırka taşımak istediğiniz özelliği göstermeyen kuşlar damızlıkta kullanılmamalıdır.
Ancak bu çiftleştirmelerden elde edilen kuşların tamamen kendi yetiştirdiğiniz ırkın özelliklerini kazandıklarına
inandığınız zaman istediğiniz kuşu damızlığa ayırırsınız veya damızlıktan çıkarırsınız.
CİNSİYETE BAĞLI BASKIN (DOMİNANT) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Kuşlarda, bu tür bir kalıtım yolu izleyen genler dişilerde mutlak surette homozigot halde bulunurlar. Zira,
daha önce de anlatıldığı gibi dişi kuşların cinsiyet kromozomları birbirinden farklıdır. Bu kromozomlar birbirinin
homologu (eşi) değildir. Bu tür bir kalıtım yolu izleyen özelliğe ait genin kromozom üzerinde alleli ile beraber
bulunmasına olanak yoktur. Buraya kadar anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi söz konusu geni kuşlarımızda
sabitlemek için istediğimiz özelliği taşıyan dişi kuşlarla işe başlamak tavsiye edilir.
Bilindiği gibi şekeri rengi cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izler. Bu rengi kuşlarınıza vermek için şekeri renkli dişi
bir güvercini kendi damızlıklarınızın en iyisi ile çiftleştirmelisiniz. Bu çiftleştirmeden elde edilen tüm erkek
yavrular şekeri olurlar. Dişi yavrular ise erkek kuşun rengindedirler ve şekeri rengini taşımadıkları için amaça
uygun değldirler. Bu nedenle damızlıkta kullanılmazlar. Erkek yavruları ise tekrar kendi
kuşlarınızın dişilerinin en iyisi ile çiftleştirmelisiniz. Bu çiftleştirmeden ise elde edilen
yavruların tahminen yarısı şekeri renkli olur. Yine şekeri yavruları kendi kuşlarınızın en
iyileri ile çiftleştiriniz. Bu çiftleştirmede eğer yalnızce dişileri kullanırsanız şekeri renkli
erkek yavrular elde edersiniz. 5.-6. Generasyon sonunda elde ettiğiniz şekeri erkek
ve dişileri artık birbirleriyle çiftleştirebilirsiniz. Zira bu kuşların diğer özellikleri hemen
hemen tamamen sizin kuşlarınıza benzer.
Dişi kuş ile başlamanın yalnızca tavsiye olduğunu unutmayınız. Elbette erkek bir kuş ile de başlayabilirsiniz.
Ancak bu takdirde bu erkek kuşun istediğiniz özelliği homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi taşıdığını
bilmenizde yarar vardır. Elbette ki bu özellik bakımından homozigot olan erkek bir kuş ile başlamanız, ilk
çiftleştirmede tüm yavruların istediğiniz özelliği taşıması bakımından avantajlıdır.
CİNSİYETE BAĞLI OLMAYAN ÇEKİNİK (RESSESİV) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Ön tepe (bazı yörelerde bu özelliğe gül adı verilir) cinsiyete bağlı olmayan çekinik bir kalıtım yolu izler.
Kuşlarınıza bu özelliğin katılması için, kuşlarınıza çok benzeyen ön tepeli dişi veya erkek bir kuş ile kendi
kuşlarınızı çiftleştiriniz. Bu çiftleştirmeden elde edilecek tüm yavruların ön tepesiz olmalarına rağmen bu
özelliği taşırlar. Alınan bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu dörtte bir oranında ön tepeli yavrular Alınan bu ön tepeli yavruları tekrar kendi kuşlarınızın en iyileri ile çiftleştirmelisiniz. Bu şekilde
devam ederek diğer özellikleri kendi kuşlarınıza benzediğine inandığınız yerde ön tepeli kuşları aralarında
çiftleştirerek devam edersiniz. Bu yöntem diğer yöntemlere nazaran hedefe varmak için dahu uzun bir süre
gerektirir.
CİNSİYETE BAĞLI ÇEKİNİK (RESSESİV) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON
Daha önce değinildiği gibi bazı açık renklerin meydana gelmesini sağlayan ve renk açma geni olarak
isimlendirilen gen cinsiyete bağlı, çekinik bir kalıtım yolu izler. Buna göre kırmızı olan kuşlarınıza sarı rengini
kazandırmak istediğinizi vasayın. Bu takdirde sarı bir erkek ile işe başlamak en iyisidir. Zira sarı bir erkek kuş
ile kırmızı bir dişiden elde edilecek dişi yavruların tümü sarı renkli olurlar. Bu sarı dişi yavruların kırmızı
erkeklere verilmelerinden yalnızca kırmızı renkli yavrular elde edebiliriz ve bu yavruların yalnızca erkekleri renk
açma geninin taşıyıcısıdırlar. Bu nedenle dişi yavrular sonraki aşamalar için değersizdirler. Erkek yavruların
tekrar kendi kuşlarınızın dişilerine verilmelerinden ise alınacak dişi yavruların yarısı sarı renkli olur. Böylece
sürdürülecek olan işlemler sonucunda birkaç generasyon sonra istediğiniz özellikleri taşıyan sarı renkli
kuşlarınıza kavuşabilirsiniz.
KANTİTATİF ÖZELLİKLERİN ISLAHI
Kantitatif özelliklerin ortaya çıkışının yalnızca genlere bağlı olmadığını biliyoruz. Bu özellikler, az yada çok
çevre koşullarından etkilenirler. Örneğin uçucu bir güvercin ırkından elde edilen yavrular zamanında ve yeterli
süre uçurulmazlarsa, uçuculukları ebeveynleri kadar iyi olmaz. Bunun gibi birçok örnek verilebilir. Bu durumun
tam tersi de sözkonusudur. Zamanında ve yeterince uçurulmadığından dolayı kötü uçucu olarak bilinen
kuşlardan çok iyi uçucu yavrular elde edebiliriz.
Bu nedenle anılan özellikler bakımından kuşlarımızın en iyisini seçmek oldukca zordur.
Kantitatif özellikler için kuşlarınızın hangisinin daha iyi olduğuna karar vermek için
öncelikle hepsinin aynı koşullarda yetiştirilip yetiştirilmediklerini bilmeniz gerekir.
Kantitatif bir özellik yönünden sürünüzün nasıl iyleştirilebileceğini bir örnek ile
açıklamaya çalışalım. Örneğin kuşlarınızın uçuculuğunu geliştirmek istiyorsunuz.
Bunun için iyi uçtukları bilinen güvercinlerle başlamak en iyisidir. Ancak elinizde
bulunan kuşlarda da bu özellik açısından yeterince varyasyon (farklılık) olması her
zaman muhtemeldir. Öncelikle aldığınız yavruların hepsinin mümkün olduğunca eşit koşullarda büyütülmelerini
sağlayın. Aynı yaşta uçurmaya başlayın. Uçurma işlemi için hepsine aynı zamanı ayırınız. Bu takdirde bunların
içerisindeki iyi uçucuların, iyi uçma özelliklerinin genlerinden kaynaklandığı sonucuna varabiliriz. Burada
unutulmaması gereken en önemli konulardan birisi, hedefe bir an önce varmak için mümkün olduğunca çok
sayıda yavru arasından mümkün olduğunca az sayıda yavru seçilerek bunların damızlıkta kullanılmasıdır.
Unutmayın ki vasat kuşların damızlıkta kullanılması istenen ilerlemeyi yavaşlatır. Bu nedenle çok yavru
alacağım diyerek istenen özellikleri taşımayan kuşların damızlıkta kullanılması gereksiz yere vasat kuşların
sayısının artmasına neden olacaktır. Halbuki, eğer vasat kuşlarınıza damızlığa ayırdığınız kuşların yavrularını
baktırırsanız, hem iyi kuşlar yetiştirmiş olursunuz, hemde gelecek yıl içlerinden en iyilerini seçebiliceğiniz
yeterli sayıda yavru elde etmiş olursunuz.
SELEKSİYON YÖNTEMLERİ
TEKSEL SELEKSİYON YÖNTEMİ
Bu yöntemde, adından da anlaşılacağı gibi ıslahına çalıştığımız özellikler tek tek ele alınır. Örneğin öncelikle
kuşlarımızın uçuculuk özelliklerini geliştirmeye çalışırız. Bu konuda belli bir ilerleme kaydettikten sonra renk
konusunu ele alabiliriz.
Yöntem, özellikle tek bir özellikte ilerleme istediğimizde çok etkilidir. Eğer birden fazla özelliği ele alıyorsak o
takdirde yöntem, hedefe ulaşmak için çok uzun bir süre gerektirmesi bakımından dezavantajlıdır. Diğer bir
dezavantajı ise, seçim tek bir özelliğe bakılarak yapıldığı için, damızlığa ayrılmayanlar içerisinde başka
özellikler bakımından çok iyi durumda olan kuşların da bulunabileceği olasılığıdır. Böylece diğer özellikleri
bakımından çok iyi olan kuşlar, ele aldığımız özellik bakımından yetersiz oldukları için damızlık dışı
bırakılacaklardır.
BAĞIMSIZ AYIKLAMA YÖNTEMİ
Bu yöntemde iyileştirilmesi düşünülen tüm özellikler aynı anda dikkate alınır. Damızlığa ayrılacak kuşlarda, her
bir özellik için belli bir alt sınır tespit edilir. Alt sınırı aşan kuşlar damızlığa ayrılırlar.
Böylece aynı anda birden fazla özellikte ilerleme görülecektir. Ancak özellik bazında
görülecek ilerleme, teksel yönteme nazaran daha yavaş sağlanacaktır.
Bu yöntemin önemli bir dezavantajı vardır. Her bir özellik için belli bir alt sınır
belirlendiği için, bir özellik bakımından çok iyi olan, hatta listenin en başında olan bir
kuş, diğer bir özelliği açısından yetersizse damızlık dışı kalacaktır.
Bunun yanında öyle özellikler vardır ki birbirleriyle ters ilişkilidirler. Yani, özelliğin
birinde yeterli ilerleme sağlanırken diğerinde gerileme olabilmektedir. Bu olumsuz
durum başarıyı baltalayan en önemli faktörlerden biridir.
SELEKSİYON İNDEKSİ (PUANLAMA) YÖNTEMİ
Yöntem, bundan önce anlatılan diğer iki yöntemin olumsuz taraflarını bertaraf etmek için geliştirilmiştir.
Yönteme göre, ele alınan özelliklerin öncelikle ağırlıkları belirlenir. Yani özelliğin hangisinin öncelikli ele alınması
gerektiği, hangisinin daha az önemli olduğu belirlenir. Bu özelliklere belli bir katsayı verilir. Özellikler puanlanır
ve bu katsayılarla çarpılırlar. Daha sonra çıkan sonuçlar toplanır ve bu değer kuşun damızlık değeri olarak
isimlendirilir. Kuşlar bu damızlık değerlerine göre sıralanırlar ve yukarıdan aşağıya doğru belirlediğimiz sayıda
hayvan damızlığa ayrılır. Örneğin yetiştirdiğiniz kuşların en fazla takla özelliklerine önem verdiğinizi farzedelim.
Bu özelliği 100 üzerinden puanlayabilirsiniz. Bundan sonra sırasıyla iyi uçuculuk özelliği 80 puan üzerinden,
renk özelliği 50 üzerinden, döl verimi (bu özellik için çok yumurtlama, yavruların yumurtadan kolayca çıkması,yavrulara iyi bakım gibi birden fazla kriter ele alınabilir) 25 üzerinden puanlanabilir. Bu puanlama yapılırken
mümkün olduğunca tarafsız olmak gerekir. Bunun sonucu tüm özelliklerin puanları toplanır. Her kuşun toplam
puanları, büyükten küçüğe doğru sıralanır. Bu sıralama erkek ve dişi kuşlar için ayrı ayrı yapılmalıdır. Sıralama
sonucu, örneğin kendinize 10 çift damızlık ayıracaksanız, sıralanmış olan puanlara göre en yüksekten
başlanarak 10 dişi ve 10 erkek kuş ayırmalısınız.
YETİŞTİRME SİSTEMLERİ
Yetiştirme sistemleri, kuşlarınızın genetik ıslahında hedefe varmanızı kolaylaştıracak uygulamalardır. Hangi
sistemi sececeğiniz hedefinize bağlı olarak değişir. Bu sistemlerin dahilinde uygulanacak seleksiyon,
istediğiniz özellikte kuşları elde etmenizi sağlayabilir.
SAF YETİŞTİRME
Saf yetiştirme aynı ırka sahip hayvanların çiftleştirilerek üretilmesidir. Hatta aynı ırk
içerisinde birbirine en fazla benzeyen kuşların çiftleştirilerek üretilmesidir. Birçok
kuşcumuz bu sistemi zaten uygulamaktadır. Yine bu sistemde sürüye mümkün
olduğunca aynı ırktan bile olsa dışarıdan başka kuşlar sokulmamaya çalışılır. Ancak bu
takdirde de kuşlarınız arasında akrabalık derecesi artacaktır. Akrabalık derecesindeki
bu artış bazı durumlarda tehlikeli olabilir. Bu durumu önlemek için zaman zaman
dışarıdan alınan kuşlarla kendi kuşlarınızı çiftleştirmelisiniz. Bu duruma kan katma adı
verilir.
Saf yetiştirme sistemi ikiye ayrılır. Bunlardan birisi akrabalı yetiştirmedir. Diğeri ise akraba dışı yetiştirmedir.
AKRABALI YETİŞTİRME
Akrabalı yetiştirme adından da anlaşılacağı gibi birbirine kan bağı olan kuşların çiftleştirilmesidir. Bu yetiştirme
yönteminin iki şekli vardır. Ana-oğul, baba-kız ve kardeşlerin çiftleştirilmesi yakın akrabalı yetiştirme, büyük
ebeveyn-torun, amca-yeğen, kardeş çocukları vb. çiftleştirilmesi ise uzak akrabalı yetiştirme olarak anılır.
Akrabalı yetiştirme daha önceki konularda üzerinde durulan homozigotluğun artmasına neden olur. Bu
yöntemle, kuşlarımızda bulunan iyi özelliklerin yavrularında muhafaza edilmesini sağlayabiliriz.
Bu yetiştirme sistemi özellikle az sayıda, yani seleksiyon yapacak sayıda güvercine sahip olmayan
yetiştiricilerin ellerinde bulunan iyi birkaç kuşun genlerinin yavrularında toplanmasını sağlar. Fazla sayıda
güvercin yetiştirmeye olanakları elverişli olmayan yetiştiriciler için en iyi genetik ıslah yöntemlerinden birisidir.
Böylece iyi kuşları dışarıda aramak zorunda kalmazsınız. Üstün özelliklere sahip bir güvercinin kendi
yavrularıyla çiftleştirilmesi sonucu onun özelliklerini ikinci kuşak yavrularda toplayabiliriz. Zira bu kuşun
genlerinin yarısı zaten yavrusunda bulunacaktır. Tekrar yavrusu ile çiftleştirilmesi demek bu kez yavrularda
üstün özelliklere sahip kuşun genlerinin %75'inin biraraya gelmesi demektir.
Bu yöntemin diğer bir kullanma sahası posta güvercini yetiştiriciliğidir. Posta güvercinlerinde akrabalı
yetiştirilmiş hatlar elde edilir. Daha sonra farklı hatlardan kuşlar birbirleriyle çiftleştirilirler. Alınan yavrular
çoğu durumda ana ve babalarından üstün olurlar. Bu duruma melez azmanlığı yada
heterosis adı verilir. Farklı saf ırktan kuşların çiftleştirilmeleri sonucu da bazı
özelliklerde heterosis görülme olasılığı yüksektir. Heterosis daha çok yaşama gücü
(yumurtaların döllülük oranı, yavruların yumurtadan çıkış gücü, hastalıklara dayanıklılık
vb.) ile ilgili özelliklerde görülsede, tüm kantitatif özelliklerde görülme olasılığı vardır.
Ancak akrabalı yetiştirilmiş hatlar arası çiftleştirmelerden elde edilen bu üstün
yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu açılma olacağından beklenen üstün verimli kuşlar elde edilmez.
Yani üstün yetenekli kuşlar elde etmek için her seferinde akrabalı yetiştirilmiş ana ve babalar kullanmak
gerekir. Bu konuda başarı akrabalı yetiştirmenin derecesine göre artar Bu durum kuşların tekrar tekrar
akrabaları ile çiftleştirilmeleri sonucu artar. Örneğin baba-kız çiftleştirilmesinden elde edilen yavruların
akrabalı yetiştirme dereceleri %25'dir. Bu yavruların tekrar ana veya babalarıyla çiftleştirilmelerinden elde
edilen yavrularda ise akrabalı yetiştirme derecesi %50 olur. Aynı şekilde devam edilmesi ile akrabalı
yetiştirme derecesi sırasıyla %75, %87.5, %93.75 vb. olur.
Akrabalı yetiştirme aynı zamanda zararlı çekinik genlerin etkilerinin yavrularda ortaya çıkmasına da neden
olabilir. Böylece zararlı genlere sahip kuşlar tespit edilmiş olur ve bunlar damızlıktan çıkarılırlar. Zira akraba
dışı çiftleştirmelerde bu tür zararlı genler ortaya çıkmadan generasyonlar boyunca taşınabilir. Ancak belli bir
noktada ortaya çıktıklarında bu zararlı genleri sağlam kuşlarınızın hangilerinin taşıdığını bilemezsiniz.
Akrabalı yetiştirmenin yukarıda anılan yararları yanında olumsuz bir yönü bulunmaktadır. Akrabalı
yetiştirmenin derecesinin artması döl verimi ve yaşama gücü ile ilgili özelliklerin gerilemesine sebep olabilir.
Bunlar yumurtalamada bozukluklar, erkeklerin dölleyememesi, yavruların yumurtadan çıkamamaları, yavrulara
iyi bakmama, hastalıklara direncin azalması vb. olumsuzluklara yol açabilir. Ancak akrabalı yetiştirilme
derecesi çok yüksek olmayan kuşlarda bu olumsuzlukların görülme olasılığının düşük olması ve yukarıda
sayılan yararları nedeniyle gerektiği yerde bu yola başvurmanın hiçbir sakıncası yoktur.
AKRABALAR DIŞI YETİŞTİRME
Aynı ırk içerisinde, ancak birbirleriyle akraba olmayan kuşların çiftleştirilmesidir. Bu
yetiştirme sistemine kuşlarınızın özelliklerini yeterli bulmadığınız zaman
başvurmalısınız. Bu amaçla dışarıdan, yani elinizde bulunan kuşlarla akraba olmayan
ancak yetiştirdiğiniz kuşlarınızın ırkından ve üstün özellikli kuşları kendi kuşlarınız ile
çiftleştirmelisiniz. Bu durumda yabancı kuşun üstün genlerini kendi sürünüze katmış
olursunuz. Bundan sonra daha önce anılan genetik ıslah yöntemlerinden birini
uygulayabilirsiniz. Bu durum da bir nevi kan katmadır.

MELEZLEME
Melezleme farklı iki ırktan hayvanın çiftleştirilmesidir. Kuşculuk dilinde bu tür çiftleştirmeden meydana gelmiş
güvercinlere kırma, kırık, azma, azman gibi isimler verilmektedir. Kuşculukta melezleme pek istenmeyen bir
yöntemdir. Her ne kadar saf kan kuşların yetiştirilmesi istense de istek dışı birçok melezlenmeler olmaktadır.
İstek dışı melezlenmeler genellikle farklı ırktan kuşların birarada yetiştirildiği kümeslerde daha çok
görülmektedir.
Halbuki genetik ıslahta melezleme bazı özelliklerin "iyileştirilmesi" için bir araçtır. Ve yeni ırklar meydana
getirilmesi için en iyi yöntemdir.
Melez hayvanların aralarında çiftleştirilmelerinden meydana gelen yavrular genellikle birbirlerinden çok farklı
özelliklere sahip olurlar. Ancak bu yavrular içerisinde istenen veya hoşa giden özellikleri taşıyan yavruların
seçilerek aralarında çiftleştirilmeleri suretiyle, birkaç generasyon sonunda nispeten homojen (benzer) yapıda
kuşlar elde edilebilir.
05318974172
Ara


GÜVERCİNLERDE KALITIM VE ISLAH Konusu Araçları
Direk Link
HTML Link
BBCode Link
Paylaş


Hızlı Menü: